Hüzün yağmuru olsun adı!
Karla karışık yağsın sevda tepelerime,
Tipi olsun ve karışsın, karıştırsın;
Yüreğimin zaten çalkantılı olan denizlerini.
Bu gidişin tesellisi dönüşünde saklı kalsın,
Yağsında kar doldursun doldurabilirse,
Yokluğunun bıraktığı boş sokakları…
Kansın suya toprak ve donsun ayazında gecenin,
Geceler;
Zifiri, karanlık, hüzünlü ve yalnız geceler,
Loş sokak lambaları altında senli tılsımlar,
Senin olmayışının altında kaldığım çığlar…
Karla örtülü bedenim ölüme hasret beklemekte,
Bir kıvılcıma bakan alevler tamamlasa yangınımı,
Yanan her hücremin külünden “sen” canlansan,
Ve bitse bu hasret, gelse vuslat…
Büyüme çocuk!
Yaşanan onca acıya inat çocuk kal.
O kadar çok keder var ki şu dünyada,
İnsanlar dahi unutmuşken insanlıklarını,
Sevgiyi sadece çocuk masalları anlatırken,
Sen büyüme çocuk kal!
Masum gülüşün kirlenmesin,
Çocukluk perden hiç yırtılmasın,
Buçuklu yaşları tamamla hep,
Yılda iki kere olsun doğum günün,